Evlenme İzni ve İddet Müddeti Davaları | Ankara Aile Avukatı

Evlenme İzni ve İddet Müddetinin Kaldırılması: Yaş, Yasal Temsilci Rızası ve Bekleme Süresi

Evlenmeye izin davası ve iddet müddetinin (bekleme süresinin) kaldırılması, evlenmenin önündeki yaş küçüklüğü, yasal temsilci rızası eksikliği ve boşanma sonrası 300 günlük bekleme süresi engelinin mahkeme kararıyla aşılması için açılan iki ayrı dava türüdür. Görevli mahkeme her iki dosyada da Ankara Aile Mahkemeleri‘dir; vesayet işleri için Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen vasi/kayyım atama dosyalarından ayrı bir görev kuralına tabidir. Evlenmeye izin davası avukatı olarak sayfada yaş ayrımını (16 / 17 / 18), olağanüstü durum kavramını, yasal temsilci rızasını, kısıtlının evlenme iznini ve bekleme süresinin kaldırılmasında dikkat edilen noktaları sade biçimde ele alıyoruz.

Önemli: Yaş küçüklüğüne dayalı evlenme izni ve iddet müddetinin kaldırılması davaları aynı çatı altında ele alınsa da farklı kullanıcı niyetlerine cevap verir; biri evlenme ehliyetinin kazanılmasına, diğeri boşanma sonrası yeniden evlenme önündeki bekleme engeline yöneliktir. Yanlış dava türü, eksik belge veya kesinleşme tarihi hatası nikâh başvurusunun uzamasına yol açabilir. Bu nedenle başvurudan önce dosyanın hangi senaryoya ait olduğu ve hangi belgelerin hazırlanacağı dosya özelinde değerlendirilmelidir.

17 yaşını dolduran kişi yasal temsilci (anne-baba veya vasi) rızasıyla evlenebilir; rıza verilmediği takdirde küçük, evlenmeye izin verilmesi istemiyle Aile Mahkemesi’ne başvurabilir (TMK m.126, m.128). Bu davada hâkim yasal temsilciyi dinler ve rızanın verilmemesinde haklı bir sebep bulmazsa küçüğün evlenmesine izin verir.

16 yaşını dolduran kişi bakımından ise sadece yasal temsilcinin rızası yeterli değildir; olağanüstü bir durum ve pek önemli bir sebep birlikte aranır (TMK m.124/2). Hâkim, somut olayın koşullarını, küçüğün olgunluğunu ve menfaatini birlikte değerlendirerek karar verir; karardan önce olanak bulundukça anne-baba veya vasi de dinlenir. 16 yaşını doldurmayan kişi bakımından evlenmeye izin verilmesi mümkün değildir; bu yaş sınırı mutlaktır.

Evlilik sona ermişse kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün geçmedikçe yeniden evlenemez (TMK m.132). Bu süre, hukuki adıyla iddet müddeti, halk dilinde bekleme süresi olarak bilinir; amacı doğacak çocuğun soybağında karışıklığın önlenmesidir. Süre, mahkemenin boşanmaya hükmettiği tarihten değil, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işler.

Bekleme süresi mutlak değildir. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığı anlaşılırsa mahkeme bu süreyi kaldırır. Bunun için Aile Mahkemesi’nde iddet müddetinin kaldırılması davası açılır; mahkemenin sevk ettiği yetkili sağlık kuruluşundan alınan sağlık raporu dosyaya sunulur. Dava hasımsız ve çekişmesiz olduğundan dosya çoğunlukla kısa sürede sonuçlanır; ancak işlemin yapılabilmesi için mahkeme kararı zorunludur, sadece elinde sağlık raporu bulunması nüfus müdürlüğüne karşı yeterli sayılmaz.

TMK m.132’de açıkça düzenlenen ikinci kaldırma sebebi evliliği sona eren eşlerin yeniden birbirleriyle evlenmek istemesi hâlidir. Kanun bu hâli doğrudan kaldırma sebebi olarak düzenlemiştir; talep gelmesi hâlinde mahkeme bekleme süresinin kaldırılmasına karar verir. Bunun nedeni, soybağı karışıklığı endişesinin eski eşlerin yeniden evlenmesi durumunda ortadan kalkmasıdır.

Yine de işlemin yapılabilmesi için kadının yerleşim yeri Aile Mahkemesi’nde bir başvuru zorunludur; süre kendiliğinden kalkmaz. Dilekçede boşanma kararının kesinleşme tarihi ve tarafların yeniden evlenme iradesi belirtilir; bu dosyalarda hamilelik raporu sunulması gerekmez, çünkü kanun bu hâli doğrudan kaldırma sebebi olarak öngörmektedir. Karar verildikten sonra eski eşler resmi nikâh için evlendirme dairesine başvurabilir.

Yaş, rıza veya kısıtlılık önündeki engeli birlikte değerlendirelim.


Evlenme İzni Davası: Genel Çerçeve

Kısa cevap

Evlenme izni davası, evlenmenin önündeki yaş veya yasal temsilci rızası kaynaklı engelin mahkeme kararıyla aşılması için açılan davadır. Görevli mahkeme Aile Mahkemesi‘dir; yetkili mahkeme izin isteminde bulunan kişinin yerleşim yeridir. Dava çekişmesiz yargı işidir; 16 yaş olağanüstü evlenme izninde hasımsız, 17 yaş izninde yasal temsilciye karşı açılır.

Türk Medeni Kanunu m.124/1’e göre erkek veya kadın 17 yaşını doldurmadıkça evlenemez. Bu kuralın iki istisnası ve bir mutlak sınırı vardır. Birinci istisna, 17 yaşını dolduran ancak henüz 18 yaşını tamamlamamış küçüğün yasal temsilcisi rıza vermediğinde mahkemeye başvurabilmesidir (TMK m.126, m.128). İkinci istisna, 16 yaşını doldurmuş ancak 17 yaşını doldurmamış kişinin olağanüstü durum ve pek önemli sebep varsa mahkemeden izin alabilmesidir (TMK m.124/2). Mutlak sınır ise 16 yaşını doldurmamış kişinin hangi şart olursa olsun evlenememesidir.

Bu üç hâlin yanına kısıtlının evlenmesi başlığı da eklenir: ergin olsa bile kısıtlanmış kişi, yasal temsilcisinin (vasinin) izni olmadan evlenemez (TMK m.127). Yasal temsilcinin haklı sebep göstermeksizin izin vermemesi hâlinde kısıtlı, izin için Aile Mahkemesi’ne başvurabilir (TMK m.128). Bu sayfa boyunca dört durum birbirinden ayrı biçimde ele alınmaktadır; çünkü her birinde başvurucunun ehliyet durumu, dilekçedeki talep ve mahkemenin değerlendirme kriterleri farklılaşır.

Evlenme izni davalarının ortak özellikleri vardır: dava çekişmesiz yargı işidir, kamu düzenine ilişkindir ve mutlaka duruşmalı görülür; evrak üzerinden karar verilemez. Hâkim küçüğü veya kısıtlıyı bizzat dinler; gerektiğinde uzman görüşü (pedagog, psikolog gibi) alabilir. Verilen evlenme izni belirli bir kişiyle evlenme için geçerlidir; başka biriyle evlenmek için aynı izin kullanılamaz.

Yaş Küçüklüğü Nedeniyle Evlenmeye İzin

Yaş küçüklüğüne dayalı evlenme izni, başvurucunun yaşına ve yasal temsilcinin tutumuna göre farklı kurallara tabidir. Aşağıdaki tablo dört yaş aralığını ve uygulanacak çerçeveyi özetlemektedir; sonraki başlıklarda her aralık ayrıca ele alınır.

Yaş AralığıDurumİzlenecek Yol
18 yaş ve üzeriTam ehliyetHiçbir izin gerekmez (kısıtlı değilse)
17 yaşını dolduranOlağan evlenme yaşıYasal temsilci rızası; rıza yoksa Aile Mahkemesi (TMK m.126, m.128)
16 yaşını dolduran (17 doldurmayan)Olağanüstü evlenmeOlağanüstü durum + pek önemli sebep + mahkeme izni (TMK m.124/2)
16 yaşını doldurmayanMutlak yasakHangi sebep olursa olsun evlenmeye izin verilemez

16 Yaş — Olağanüstü Durum ve Pek Önemli Sebep

TMK m.124/2 hükmü olağanüstü hâl başlığını şöyle düzenlemiştir: “Hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir.” Kanun, hangi hâllerin olağanüstü sayılacağını saymamış, takdiri hâkime bırakmıştır. Yargıtay yerleşik içtihadında kişinin hamileliği, evlenmek istediği kişiden çocuk doğmuş olması, uzun süreli birlikte yaşam ve çevrede dedikodu doğması, nişanlanma ile uzun birliktelik gibi haller olağanüstü durum olarak değerlendirilebilmektedir. Buna karşılık yalnızca dini nikâhın varlığı veya sırf evlenme arzusu, çoğu kararda olağanüstü durum sayılmamıştır.

Mahkeme, başvurudaki yaşın 16’yı doldurup doldurmadığını ilk bakışta inceler; bu şart sağlanmıyorsa dava esasa girilmeden reddedilir (Yargıtay yerleşik içtihadı). Yaş şartı sağlandıktan sonra olağanüstü durum + pek önemli sebep birlikte aranır; sadece bir tanesinin bulunması yeterli sayılmaz. Hâkim küçüğün ayırt etme gücüne, evlilik için gerekli kişiliğe, bedeni ve fikri olgunluğa eriştiği kanaatine varmadığı sürece izin vermez. Anne-baba veya vasinin dinlenmesi mutlak zorunluluk değil, olanak bulundukça yapılan bir işlemdir; rızalarının bulunmaması iznin verilmesine engel değildir.

Bu davada davalı taraf bulunmaz, çünkü dava hasımsız bir çekişmesiz yargı işidir. Dilekçede başvurucunun yaşı, olağanüstü durumun ne olduğu (gebelik, birlikte yaşam, çocuk gibi), evlenmek istediği kişi ve evlilikteki olgunluğu gösteren deliller belirtilir. Karar belli bir kişiyle evlenmeye yöneliktir; başka kişiyle evlenmek için yeniden başvuru yapılır.

17 Yaş — Yasal Temsilci Rızası ve Mahkemeye Başvuru

17 yaşını dolduran ancak 18 yaşını henüz tamamlamamış kişi, kural olarak yasal temsilcisinin rızasıyla evlenebilir (TMK m.126/1). Yasal temsilci anne-baba (velayet altındaki küçükte) ya da vasi (vasi altındaki küçükte) olabilir. Bu rıza evlilik için zorunlu kurucu unsurdur; rıza alınmadan yapılan evlilikte yasal temsilcinin iptal davası açma hakkı doğar (TMK m.153). Ancak küçük sonradan 18 yaşını doldurursa veya kadın gebe kalırsa evliliğin iptaline karar verilemez.

Yasal temsilci, haklı bir sebep olmadan rıza vermiyorsa, küçük evlenmeye izin verilmesi istemiyle Aile Mahkemesi’ne başvurabilir (TMK m.128). Bu çekişmesiz yargı işinde izin vermeyen yasal temsilci ilgili sıfatıyla dinlenir; rızanın verilmemesindeki haklı sebep mahkemece değerlendirilir. Hâkim, rızanın verilmemesinde haklı bir neden bulamazsa küçüğün evlenmesine izin verir. Karar henüz ergin olunmadan kesinleştirildiği takdirde nikâh işlemi mümkün hâle gelir; ancak başvurucu kararın kesinleşmesinden önce ergin olursa dava konusuz kalır. Olağanüstü durum ve pek önemli sebep aranmaz; mahkeme yalnızca rızanın haklı sebeple reddedilip reddedilmediğini değerlendirir.

Uygulamada yasal temsilcinin verdiği rıza yazılı olur ve evlendirme memurluğuna sunulur (TMK m.136). Bu nedenle 17 yaşındaki kişinin önündeki süreç ya yasal temsilcinin yazılı rıza vermesi ya da mahkeme yoluyla iznin sağlanmasıdır. İki yol arasında karar verirken aile içi durum, rızanın verilmesindeki engel ve dosyaya hangi delillerin sunulabileceği birlikte değerlendirilir.

Kısıtlının Evlenme İzni

Ergin olsa bile kısıtlanan kişi, yasal temsilcisinin (vasinin) izni olmadan evlenemez (TMK m.127). Bu izin yazılı verilir ve evlendirme memuruna sunulur. Vasi haklı bir sebep göstermeksizin izin vermiyorsa, kısıtlı kişi izin için Aile Mahkemesi’ne başvurabilir (TMK m.128); hâkim vasiyi dinler ve gerekçeyi haklı görmediği takdirde evlenmeye izin verir. Ayırt etme gücüne sahip olmayan kişi ise hiçbir koşulda evlenemez (TMK m.125); bu mutlak engeldir ve mahkeme izniyle aşılamaz.

Vesayet altındaki bir yakın için evlenme izni gündeme geldiğinde, öncelikle vasinin görevini yürüttüğü dosyanın durumu ve kısıtlının ehliyet sınırı incelenir; vasi atama, kısıtlama kararı ve vesayet sürecine ilişkin ayrıntılar için vasi/kayyım atama davası sayfasındaki çerçeveye bakılabilir. Vasi atama davası Sulh Hukuk Mahkemesi’nde, kısıtlının evlenme izni ise Aile Mahkemesi’nde görüldüğünden iki dosya arasında görev ayrımı bulunur.

Bekleme Süresi (İddet Müddeti) ve Kaldırılması

Kısa cevap

Evliliği sona eren kadın, evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün geçmedikçe yeniden evlenemez (TMK m.132). Süre boşanma kararının kesinleştiği tarihten başlar. Mahkeme, kadının gebe olmadığının anlaşılması veya eşlerin yeniden birbirleriyle evlenmek istemesi hâllerinde bu süreyi kaldırır.

300 Günlük Süre Nereden Başlar

İddet müddeti, hukuki adıyla bekleme süresi, halk dilinde sıklıkla iddet müddeti olarak bilinir; yalnızca kadın için öngörülmüştür (TMK m.132). Erkek için bu yönde bir süre yoktur. Sürenin başlangıcı evliliğin sona erdiği tarihtir; mahkemenin duruşmada boşanmaya karar verdiği tarih değil, kararın kesinleştiği tarih esas alınır. Boşanma kararı, gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra istinaf süresinin geçmesi veya istinaftan feragat edilmesiyle kesinleşir; istinaf yoluna başvurulmuşsa istinaf onamasıyla birlikte hüküm kesinleşir. Eşin ölümü hâlinde süre ölüm tarihinden, gaiplik kararı hâlinde ise mahkemenin evliliğin feshine karar verdiği tarihten başlar.

Doğru hesaplama için kesinleşmiş boşanma kararının nüfusa şerh edildiği tarih dosyada birlikte değerlendirilir. Bekleme süresi içinde yapılmış evlilik mutlak butlanla geçersiz değildir (TMK m.154); ancak nüfus müdürlüğü ve evlendirme daireleri bu sürenin dolduğu veya mahkemece kaldırıldığı anlaşılmadan başvuruyu reddeder. Bu nedenle 300 gün dolmadan resmi nikâh yapmak isteyen kadın için tek hukuki yol, mahkemeye başvurarak bekleme süresinin kaldırılmasını talep etmektir.

Hangi Hâllerde Mahkemece Kaldırılır

TMK m.132 bekleme süresinin iki durumda mahkemece kaldırılacağını öngörür: kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması ve evliliği sona eren eşlerin yeniden birbirleriyle evlenmek istemesi. İlk durumda kadın, yerleşim yeri Aile Mahkemesi’ne hasımsız bir iddet müddetinin kaldırılması davası açar. Dilekçeye boşanma kararının kesinleşme şerhi ve nüfus kayıt örneği eklenir; sağlık raporu çoğunlukla mahkemenin sevk ettiği yetkili sağlık kuruluşundan dosyaya gelir. Rapor “gebelik yoktur” şeklinde net olduğunda hâkim bekleme süresinin kaldırılmasına hükmeder.

Tıp dünyasındaki gebelik testi imkânları nedeniyle bu dosyalar uygulamada kısa sürede sonuçlanmaktadır; ancak süre, mahkemenin iş yüküne ve raporun temin sürecine göre dosyaya özgü farklılık gösterir. Sağlık raporu tek başına nikâh işlemi için yeterli sayılmaz; mahkeme kararı zorunludur. Hamilelik bulunması hâlinde süre kaldırılmaz; bu durumda kadın 300 günün dolmasını veya doğumu beklemek durumundadır.

Eski Eşle Yeniden Evlenme Hâli

İkinci kaldırma sebebi olan eski eşle yeniden evlenme, kanunun açık hükmüdür; kanun bu hâli doğrudan kaldırma sebebi olarak düzenlemiştir. Boşandığı eşiyle yeniden evlenmek isteyen kadın, yerleşim yeri Aile Mahkemesi’ne başvurarak süresinin kaldırılmasını talep eder. Bu dosyalarda hamilelik raporu sunulması gerekmez; çünkü kanun, eski eşlerin yeniden evlenmesi hâlinde soybağı karışıklığı endişesinin ortadan kalktığını kabul etmiştir. Dilekçeye yine boşanma kararının kesinleşme şerhi ve nüfus kayıt örneği eklenir; karar verildiğinde tarafların evlendirme dairesine başvurusunun önündeki süre engeli kalkmış olur.

Doğum ile Otomatik Sona Erme

Bekleme süresinin kendiliğinden sona ermesi de mümkündür: TMK m.132/2 uyarınca doğumla süre biter. 300 günlük süre içinde doğan çocuk için kanun bir karine getirmiştir: çocuğun babası eski koca kabul edilir (TMK m.285). Bu karinenin gerçeğe uygun olmaması durumunda, biyolojik baba ile çocuk arasında soybağı kurulabilmesi için soybağının reddi davası gerekebilir; konunun ayrıntıları için soybağının reddi davası ve babalık davası sayfalarına bakılabilir. Bu nedenle iddet müddeti yalnızca evlilik bakımından değil, doğan çocuğun hukuki durumu bakımından da sonuç doğurur.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Hem evlenmeye izin davasında hem iddet müddetinin kaldırılması davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesi‘dir. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Bu noktada vesayet işleri (vasi/kayyım atama) bakımından Sulh Hukuk Mahkemesi‘nde görülen dosyalardan ayrı bir görev kuralı söz konusudur; iki dava türü çoğu zaman aynı aile içinde gündeme gelse de farklı mahkemelere yönlendirilir.

Görev ayrımı: Vasi/kayyım atama → Sulh Hukuk Mahkemesi. Evlenme izni ve iddet müddetinin kaldırılması → Aile Mahkemesi. Yanlış mahkemeye açılan dosyalar görevsizlik kararıyla aktarılır; bu da süreyi uzatır.

Yetki yönünden, evlenmeye izin davası izin isteminde bulunan kişinin yerleşim yerindeki Aile Mahkemesi’nde, iddet müddetinin kaldırılması davası ise davacı kadının yerleşim yerindeki Aile Mahkemesi’nde açılır. Her iki dava da çekişmesiz yargı işidir. 16 yaş olağanüstü evlenme izninde dava hasımsız (davalısız) açılır; 17 yaş izninde rıza vermeyen yasal temsilci ilgili sıfatıyla dinlenir. İddet müddetinin kaldırılması davası ise her hâlde hasımsızdır.

Evlenme izni davalarında Yargıtay yerleşik içtihadına göre evrak üzerinden karar verilemez; hâkim başvurucuyu bizzat dinler ve duraksama hâlinde evlenme olgunluğu konusunda uzman görüşünden yararlanabilir. İddet müddetinin kaldırılması davasında ise dosya çoğunlukla sevk işlemi ve gelen sağlık raporu üzerinden ilerler; çekişmesiz yargı işi olduğundan dosyanın seyri ve duruşma takvimi mahkemece dosyaya göre belirlenir.

İddet süresinin kaldırılması için sağlık raporu ve dilekçenizi birlikte hazırlayalım.

Ankara’da Evlenme İzni ve İddet Davaları

Ankara’da evlenme izni ve iddet müddetinin kaldırılması dosyaları Ankara Aile Mahkemeleri‘nde görülür; vasi/kayyım atama dosyalarının görüldüğü Ankara Sulh Hukuk Mahkemeleri’nden farklı bir görev alanıdır. Yetki yerleşim yerine bağlandığından, başvurucunun yerleşim yerine göre ilgili Ankara Aile Mahkemelerinden biri yetkilidir. Ankara evlenme izni davası avukatı ve Ankara iddet müddeti kaldırma avukatı ile yürütülen süreçlerde dilekçenin yaşa veya bekleme süresine göre kurgulanması, dosya delillerinin dosyanın türüne uygun toplanması ve duruşma takvimi birlikte değerlendirilir.

İddet müddetinin kaldırılması dosyalarında sağlık raporu için sevk edilen yetkili sağlık kuruluşları ve nüfus kaydındaki kesinleşme şerhi dosyada birlikte ele alınır. 16 yaş olağanüstü evlenme izni dosyalarında ise olağanüstü durum ve pek önemli sebep gerekçesi, dosyanın somut koşullarına göre kurulur; küçüğün olgunluğunu gösteren deliller ve aile dinlemesi süreci birlikte planlanır. Ankara aile hukuku avukatı desteğiyle hangi yolun dosyanız için uygun olduğu en başta belirlenir.

Ankara dışındaki müvekkiller için de bu dosyalar yürütülebilir; vekaletname bulunduğunuz ildeki noterden çıkarılabilir, dosyaya UYAP üzerinden takip ve bazı duruşmalara e-duruşma ile katılım dosyaya göre değerlendirilir. Yetki, kişinin yerleşim yeri Aile Mahkemesi’ne ait olduğundan dosya buna göre kurulur ve yürütülür; Ankara dışındaki adliyelerle yürütülecek dosyalar dosya özelinde değerlendirilebilir.

Sık Sorulan Sorular

Evlenme izni davası, evlenmenin önündeki yaş veya yasal temsilci rızası kaynaklı engelin mahkeme kararıyla aşılması için açılan davadır. Türk Medeni Kanunu m.124’e göre erkek veya kadın 17 yaşını doldurmadıkça evlenemez; ancak hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını doldurmuş kişinin evlenmesine izin verebilir (TMK m.124/2). 17 yaşını dolduran kişi bakımından evlenme yasal temsilcisinin rızasıyla mümkündür; rıza haklı sebep olmaksızın verilmiyorsa hâkim, yasal temsilciyi dinleyerek küçüğün evlenmesine izin verebilir (TMK m.126, m.128). Görevli ve yetkili mahkeme, izin isteminde bulunan kişinin yerleşim yerindeki Aile Mahkemesi‘dir.

16 yaşını doldurmuş kişinin evlenebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: olağanüstü bir durum ve pek önemli bir sebep (TMK m.124/2). Bu şartların oluştuğunu yalnızca yaşa bakarak söylemek mümkün değildir; mahkeme her dosyayı somut olayın koşullarına göre değerlendirir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir. Bu dava çekişmesiz yargı işidir ve hasımsız olarak yerleşim yeri Aile Mahkemesi’nde açılır. 16 yaşını doldurmamış kişi bakımından ise hangi sebep gösterilirse gösterilsin evlenmeye izin verilmesi mümkün değildir; bu yaş sınırı mutlaktır.

17 yaşını dolduran kişi yasal temsilcisinin rızasıyla evlenebilir (TMK m.126/1). Yasal temsilci (anne-baba veya vasi) haklı bir sebep olmaksızın rıza vermiyorsa, küçük evlenmeye izin verilmesi istemiyle Aile Mahkemesi’ne başvurabilir (TMK m.128). Bu çekişmesiz yargı işinde izin vermeyen yasal temsilci ilgili sıfatıyla dinlenir; hâkim, rızanın verilmemesinde haklı bir neden bulmadığı takdirde küçüğün evlenmesine izin verir. Karar kesinleşmeden önce ergin olunması durumunda dava konusuz kalır. Olağanüstü durum (TMK m.124/2) aranmaz; yalnızca rızanın verilmemesindeki haklı sebep değerlendirmesi yapılır.

TMK m.132 uyarınca evliliği sona eren kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün geçmedikçe yeniden evlenemez. Bu süreye iddet müddeti veya bekleme süresi denir ve sürenin amacı doğacak çocuğun soybağına ilişkin karışıklığın önlenmesidir. Süre, mahkemenin boşanma kararını verdiği tarihten değil, kararın kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bekleme süresi mutlak değildir; mahkemece kaldırılması mümkündür. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığı anlaşılırsa veya evliliği sona eren eşler yeniden birbirleriyle evlenmek isterse mahkeme bu süreyi kaldırır. Erkek için bu yönde bir bekleme süresi öngörülmemiştir.

İddet müddetinin kaldırılması için Aile Mahkemesi’ne hasımsız bir dava açılır. Davacı, hamile olmadığını gösteren bir sağlık raporu sunar; mahkeme genellikle dosyayı bir sevk işlemiyle yetkili sağlık kuruluşuna yönlendirir ve gelen rapor üzerinden karar verir. Rapor “gebelik yoktur” şeklinde net olduğunda hâkim bekleme süresinin kaldırılmasına hükmeder. Davanın hasımsız ve çekişmesiz olması nedeniyle dosya çoğu zaman birkaç hafta içinde sonuçlanır; ancak mahkemenin iş yükü ve sağlık raporunun temin süresi davaya özgü farklılık yaratabilir. Sadece elde sağlık raporu bulunması nüfus müdürlüğünde nikâh işlemini yaptırmaya yetmez; mahkeme kararı zorunludur.

Hayır. Sağlık raporu, iddet müddetinin kaldırılması için zorunlu bir delildir; ancak tek başına yeterli değildir. Bekleme süresinin kaldırılması ancak mahkeme kararıyla mümkündür (TMK m.132). Rapor, davaya sunulacak ana belge olmakla birlikte mahkeme dilerse kadını ayrıca bir sağlık kuruluşuna sevk edebilir. Nüfus müdürlüğü ve evlendirme daireleri, mahkeme kararı bulunmadığı sürece 300 günlük süre dolmadan başvuruyu reddeder. Mahkeme kararının kesinleşmesiyle birlikte kadın yeniden evlenebilir; uygulamada gerekçeli kararla nikâh işlemi yapılabilmektedir, ancak işlemin önündeki engelin ortadan kalkması mahkeme kararına bağlıdır.

TMK m.124/2 olağanüstü durum kavramını tanımlamamış, takdiri hâkime bırakmıştır. Yargıtay yerleşik içtihadında olağanüstü durum kabul edilebilen örneklere yer verilmektedir: kişinin hamileliği, evlenmek istediği kişiden çocuk doğmuş olması, tarafların uzun süreli birlikte yaşaması ve çevrede dedikodu doğmuş olması, nişanlanma ile uzun süreli birliktelik gibi haller örnek gösterilebilir. Buna karşılık yalnızca dini nikâhın varlığı veya sırf evlenme arzusu, Yargıtay tarafından genellikle olağanüstü durum sayılmamıştır. Hâkim her dosyayı somut koşullara göre değerlendirir; küçüğün menfaati, evlenme olgunluğu ve aile ilişkileri birlikte ele alınır. Bu nedenle başvurudan önce dosya hangi olağanüstü durum gerekçesine dayanacağı bakımından özel olarak incelenir.

300 günlük bekleme süresi, boşanma davasının açıldığı tarihten ya da hâkimin duruşmada boşanmaya karar verdiği tarihten değil; boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Mahkeme kararı, gerekçeli karar taraflara tebliğ edildikten sonra istinaf süresinin geçmesi veya istinaftan feragat edilmesiyle kesinleşir. Taraflardan biri istinaf yoluna başvurmuşsa istinaf mahkemesinin onama kararıyla birlikte hüküm kesinleşir. Eşin ölümü hâlinde süre ölüm tarihinden itibaren işler. Doğru hesap için kesinleşme tarihinin nüfusa şerh edildiği gün esas alınır; bu nedenle iddet müddetinin kaldırılması davasında kesinleşmiş boşanma kararı ve nüfus kaydı dosyaya birlikte sunulur.

Her iki dava da Aile Mahkemesi‘nde görülür. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Yetki yönünden evlenme izni davasında izin isteminde bulunan kişinin yerleşim yeri, iddet müddetinin kaldırılması davasında ise davacı kadının yerleşim yeri esas alınır. Her iki dava da çekişmesiz yargı işi olup hasımsız olarak açılır; iddet müddetinin kaldırılması davasında davalı taraf yoktur, evlenme izni davasında 17 yaş için yasal temsilci ilgili sıfatıyla dinlenir, 16 yaş olağanüstü evlenme izninde ise hasımsız olarak görülür. Bu sekmedeki davalar, vesayet işleri (vasi/kayyım atama) bakımından Sulh Hukuk Mahkemesi‘nde görülen dosyalardan ayrı bir görev kuralına tabidir.

Evet, yürütülebilir. Her iki davada yetki ilgili kişinin yerleşim yeri Aile Mahkemesi’ne ait olduğundan, Ankara dışında ikamet eden müvekkiller için dosya yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Ankara’daki ofisimize yetki verilmek istendiğinde vekaletname bulunduğunuz ildeki noterden çıkarılabilir; dosyaya UYAP üzerinden takip ve bazı duruşmalara e-duruşma ile katılım dosyaya göre değerlendirilebilir. Sağlık raporu için sevk işlemi de yerleşim yerindeki sağlık kuruluşuna yapılır. Yetkili mahkeme tespiti, vekaletname aşaması ve duruşma takvimi en başta birlikte planlanarak ilerleme sağlanır.

Evlenme izni ve iddet müddetinin kaldırılması davaları çekişmesiz yargı işi olduğundan mahkeme harçları, Harçlar Kanunu’nda belirlenen maktu tutarlar üzerinden alınır ve dosya türüne göre değişebilir. Avukatlık ücreti ise dosyanın kapsamı ve karmaşıklığına göre AAÜT (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi) yasal sınırı ile Ankara Barosu tavsiye tarifeleri esas alınarak belirlenmektedir. Dosyaya özgü net ücret bilgisi, ofisimizce yapılacak dosyanıza özel değerlendirme sonrasında tarafınıza iletilir. Mahkeme harcı Harçlar Kanunu’na göre her yıl güncellenir; güncel tutar Ankara adliye veznelerinden veya UYAP üzerinden öğrenilebilir. Mahkeme harç ve masrafları avukatlık ücretine dahil değildir.


Birebir Değerlendirme

Yaş engeli mi, iddet süresi mi, hangi izin gerekli? Sürecinizi birlikte yürütelim.

Görüşme talepleri 24 saat içinde yanıtlanır. Görüşmeler gizlilik esasıyla yürütülür.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir