Mehir Alacağı Davası | Ankara Mehir Alacağı Avukatı

Mehir Alacağı Davası: Mehir Senedinin Geçerliliği, İspat ve Mirasçılardan Talep

Mehir; dini nikah sırasında ya da öncesinde erkeğin kadına vermeyi taahhüt ettiği para, altın veya ekonomik değeri olan maldır. Ankara’da açılan mehir alacağı davalarında belirleyici nokta: Türk Medeni Kanunu’nda doğrudan düzenlenmemiş olsa da Yargıtay yerleşik içtihadıyla mehir senedi bağışlama vaadi sözleşmesi (TBK m.288) niteliğinde kabul edilir ve hukuken talep edilebilir bir alacak doğurur. Mehir alacağı avukatı olarak sayfada senedin geçerlilik şartlarını, görevli mahkeme tartışmasını ve zamanaşımı disiplinini ele alıyoruz.

Dikkat: Mehir, ziynet (düğün takıları) ile aynı şey değildir — ikisi farklı hukuki sebeplere dayanır ve birlikte talep edilebilir. Mehir senedinin geçerliliği için noter şartı yoktur; erkek tarafından imzalanan adi yazılı belge yeterlidir. Ancak tanıkla ispat mümkün değildir; HMK m.200 gereği yazılı delil zorunludur. Boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açılmalıdır.


Hayır, geç değildir. Mehir alacağı bağışlama vaadi olarak değerlendirilir ve TBK m.146 gereği 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir. Süre, boşanma kararının kesinleştiği tarihten başlar — eğer boşanma 5 yıl önce kesinleştiyse hâlâ 5 yılınız var. Senede dayalı mehir alacağında doğrudan icra takibi de başlatılabilir; itiraz halinde itirazın iptali davası ile sürdürülür.

Evet, prensip olarak geçerlidir. TBK m.14 gereği bağışlama vaadinde noter şartı aranmaz; adi yazılı şekil yeterlidir. Şartlar şunlardır: (1) belge yazılı olmalı, (2) mehir konusu (miktar, cins) açıkça belirtilmiş olmalı, (3) borçlu erkek tarafından imzalanmış olmalı. Ancak bir istisna vardır: mehir bir taşınmaz devri içeriyorsa (örneğin “üzerime ev yapacağım”) resmi şekil yani tapu/noter işlemi zorunludur; aksi halde geçersizdir.

Evet, isteyebilirsiniz. Erkek eşin ölümü halinde mehir borcu tereke borcu haline gelir ve mirasçılar terekenin değeri oranında sorumludur. Bunun ötesinde, mehir senedinde kayınpeder veya başka bir aile üyesi kefil olarak imza atmışsa, doğrudan o kişiden de talep edilebilir; bu kişi bağışlama vaadi sözleşmesinin tarafı sayılır. Zamanaşımı süresi ölüm tarihinden itibaren 10 yıldır.

Mehir senedinizin geçerlilik durumunu ve dosyanızı birlikte inceleyelim.


Mehir Nedir, Hukuki Niteliği ve Türleri

Mehir, İslam hukukundan kaynaklanan bir kavramdır ve evlilik akdiyle birlikte erkeğin kadına vermeyi taahhüt ettiği ekonomik değeri olan mal veya parayı ifade eder. Türk Medeni Kanunu mehri doğrudan düzenlememiştir; ancak sözleşme özgürlüğü ilkesi (TBK m.26) çerçevesinde tarafların kendi iradeleriyle düzenledikleri mehir sözleşmeleri hukuk düzeni tarafından korunur.

Yargıtay’ın 1959 tarihli içtihadı birleştirme kararından bu yana mehir senedi, bağışlama vaadi sözleşmesi (TBK m.288 — yani bağışlama sözü vermek) olarak kabul edilmektedir. Bu hukuki nitelendirme, mehir alacağının talep edilebilirliğini doğrudan etkiler: bağışlama vaadinin geçerlilik şartları (yazılılık, imza, açık konu belirleme) mehir senedi için de aranır.

Kısa cevap

Mehir alacağı, dini nikah sırasında verilen söze dayalı bir sözleşmesel alacaktır — hukuki temeli Türk Borçlar Kanunu’nun bağışlama vaadi hükümleridir.

Mehir Türleri (Halk Dili-Hukuk Dili Köprüsü)

Tür (Halk Dili)Hukuki KarşılığıNe Zaman Talep Edilir
Peşin mehir Mehr-i muaccel (peşin ödenen mehir) Evlilik sırasında / akit anında
Vadeli mehir Mehr-i müeccel (ileri tarihe ertelenmiş mehir) Boşanma kesinleştiğinde veya ölümde muaccel olur
Belirlenmiş mehir Mehr-i müsemma (taraflarca miktarı kararlaştırılmış) Senette/anlaşmada belirtilen miktar talep edilir
Belirlenmemiş mehir Mehr-i misil (emsal kadınların mehrine göre) Belirleme yoksa benzer durumdaki kadınların mehri esas alınır

Uygulamada en sık dava konusu olan mehr-i müeccel (vadeli mehir) tipidir; çünkü boşanma veya ölüm gerçekleşmeden talep edilebilir hale gelmez. Düğün anında verilen altın takılar ise Yargıtay uygulamasında mehr-i muaccel (peşin mehir) hükmünde sayılır ve bu nedenle ziynet alacağı sayfasında ayrıca ele alınmaktadır.


Mehir Senedi Nasıl Geçerli Olur — Noter Şart mı?

Halk arasında en sık karşılaşılan kafa karışıklığı, mehir senedinin noter onayı olmadan geçersiz olacağı sanısıdır. Bu yanlıştır. Türk hukukunda bağışlama vaadi sözleşmesi için aranan tek şekil şartı, adi yazılı şekildir (TBK m.14). Noter şartı yalnızca taşınmaz devrini içeren mehirler için geçerlidir.

1

Yazılı belge bulunmalı

Mehir senedi el yazısıyla, daktilo ile veya bilgisayarla yazılmış olabilir; basılı kâğıt da olur.

2

Borçlu erkeğin imzası şart

Bağışlamayı vaat eden erkeğin ıslak imzası bulunmalıdır. Sadece kadının imzaladığı bir belge geçersizdir.

3

Mehir konusu açık olmalı

“100 cumhuriyet altını”, “5 milyon TL”, “şu plakalı araç” gibi miktar/cins belirtilmiş olmalı; muğlak ifadeler kabul görmez.

4

Taşınmaz varsa noter zorunlu

“Üzerime ev yapacağım” / “tarla devredeceğim” gibi taahhütler içeriyorsa resmi şekilde (tapu sicil müdürlüğü/noter) düzenlenmek zorundadır.

5

Resmi nikah olmalı

Sadece dini nikah yapılan ama resmi nikah hiç kıyılmamış birlikteliklerde mehir senedinin uygulanabilirliği tartışmalıdır; resmi evlilik bulunması hak güvencesini güçlendirir.

Önemli

WhatsApp mesajları, ses kayıtları veya tanık beyanları tek başına yazılı senet yerine geçmez. Ancak elinizde imzalı bir senet varsa, bu yan deliller senedin sahihliğini ve içeriğini destekleyici unsur olarak kullanılabilir.


Mehir Alacağı ile Ziynet Alacağı Aynı Şey midir?

Hayır, ikisi tamamen farklı hukuki sebeplere dayanır ve birlikte talep edilebilir. Müvekkillerimizin en sık karıştırdığı bu iki kavramın farkı dosyanızın değerini doğrudan etkiler.

Konu Ziynet Alacağı (Düğün Takıları) Mehir Alacağı
Hukuki niteliği Kişisel mal — kadına bağışlanmıştır Sözleşmesel alacak — koca borçludur
Kapsamı Düğünde takılan altın, hediye edilen takı Mehir senedinde belirtilen mal/para taahhüdü
İspatı Düğün videosu, fotoğraf, tanık ifadesi yeterli Yazılı senet zorunlu — tanıkla ispat olmaz
Talep yolu Boşanma davasıyla birlikte / ayrı dava Ayrı dava (boşanma sonrası genellikle)
İkisi birlikte istenir mi? Evet — ziynet ve mehir farklı hukuki sebeplere dayandığı için aynı dosyada her ikisi de talep edilebilir. Bu, dosyanızın toplam değerini ikiye katlar.

Düğünde takılan altınlar, Yargıtay uygulamasında “peşin mehir” (mehr-i muaccel) sayılsa da, talep yolu ve ispat usulü ziynet alacağı kuralları üzerinden ilerler. Detaylı bilgi için ziynet ve çeyiz eşyası alacağı sayfamızı inceleyebilirsiniz.


Mehir Davası Hangi Mahkemede Açılır — Aile Mahkemesi mi, Asliye Hukuk mu?

Bu konuda Yargıtay daireleri arasında içtihat birliği hâlâ bulunmamaktadır. İçtihadı birleştirme kararı çıkmadığı için somut dosyada hangi mahkemenin görevli olduğu, dosyanın özelliklerine ve içerdiği talebe göre değişebilmektedir. Pratikte iki ana görüş aktif olarak uygulanmaktadır:

Önemli

Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir; mahkeme görevli olmadığını kendiliğinden gözetir ve görevsizlik kararı verir. Yanlış mahkemede açılan dava reddedilmez ama dosya zaman kaybıyla doğru mahkemeye gönderilir.

Görüş Hangi mahkeme Gerekçesi
Aile Mahkemesi görüşü Aile Mahkemesi Mehir, evlilik akdine bağlı bir taahhüt olduğu için aile hukukundan kaynaklanan alacak sayılır
Asliye Hukuk Mahkemesi görüşü Asliye Hukuk Mahkemesi Mehir senedi TBK m.286 vd. anlamında bağışlama vaadidir; uyuşmazlık aile hukukundan değil, genel hükümlerden doğar

Genel pratikte şu ayrım yapılmaktadır: boşanma davasıyla birlikte talep edildiğinde Aile Mahkemesi; boşanmadan bağımsız ayrı dava olarak açıldığında, somut dosyaya göre Asliye Hukuk Mahkemesi de gündeme gelmektedir. Ayrıca bağışlamadan rücu (TBK m.296) talepli davalarda Yargıtay genellikle Asliye Hukuk Mahkemesi’ni görevli saymaktadır.

📍

Yetkili Mahkeme

Davalının (erkek eşin / mirasçıların) yerleşim yeri mahkemesi

📋

Boşanmayla Birlikte

Aile Mahkemesi’nde aynı dosyada talep edilebilir

Senede Dayalıysa

Doğrudan icra takibi başlatılabilir; itirazda itirazın iptali davası açılır

⚠️

Görev Tartışması

İçtihadı birleştirme yok — somut dosyada doğru mahkeme tercihi avukatınızla değerlendirilmelidir

Borçlu erkek vefat etmişse mirasçılar aleyhine, davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açılır. Yanlış mahkemede dava açma riskini en aza indirmek ve görevsizlik kararıyla zaman kaybını önlemek için somut belgelerin avukat değerlendirmesinden geçirilmesi gerekir.


Boşandıktan Sonra Mehir Davası Ne Zamana Kadar Açılabilir?

Hak düşürücü süre değil, zamanaşımı

Mehir alacağı için TBK m.146 uyarınca 10 yıllık genel zamanaşımı süresi geçerlidir. Süre, borcun muaccel olduğu (yani ödenmesi gerekir hale geldiği) tarihten itibaren işler.

Zamanaşımının ne zaman başlayacağı, mehir türüne göre değişir:

Mehir türü Zamanaşımı başlangıcı Süre
Mehr-i müeccel (vadeli mehir) Boşanmanın kesinleştiği veya eşin öldüğü tarih 10 yıl
Mehr-i muaccel (peşin mehir) Evlilik anı veya senette belirlenen vade tarihi 10 yıl
Vade belirlenen özel mehir Senette belirtilen vade tarihi 10 yıl

Önemli istisna — Evlilik devamında zamanaşımı işlemez

TBK m.153/3 uyarınca evlilik birliği devam ettiği sürece eşlerin birbirlerinden olan alacaklarında zamanaşımı süresi işlemez. Bu nedenle peşin mehir alacağı evlilik içinde talep edilmediyse, zamanaşımı pratikte ancak boşanma veya ölümle birlikte işlemeye başlar.

Boşanma kesinleştikten sonra geçen yıllar bazı kadınların “hakkım bitmiştir” zannetmesine yol açar — bu doğru değildir. Boşanmanın üzerinden 10 yıl geçmediyse mehir alacağı davası açılabilir veya icra takibi başlatılabilir.

Önemli: 10 yıllık süre dolduktan sonra açılan mehir davası, davalı tarafın zamanaşımı definini ileri sürmesi halinde reddedilir. Mehir alacağınız varsa süreyi yakından takip etmek gerekir.

Mehir senedinde “boşanma halinde ödenir” gibi açık vade konulmuşsa, borç boşanmanın kesinleşmesiyle muaccel hale gelir. Vade konulmamışsa muacceliyet doğrudan boşanmaya bağlanır. Boşanma davası açılmadan, evlilik birliği içinde mehir talebinde bulunulması istisnai durumlarda mümkündür — özellikle senedde ayrı bir vade kararlaştırılmışsa.


Mehir Nasıl İspat Edilir? Tanıkla Mehir Davası Kazanılır mı?

Mehir alacağında ispat, davanın en kritik halkasıdır. HMK m.200 ve TBK m.14 uyarınca bağışlama vaadi sözleşmesi yalnızca yazılı belgeyle ispat edilebilir; tek başına tanık beyanı yeterli değildir. Bu kuralın istisnası, kanunda sayılan dar haller dışında uygulanmaz.

Net cevap

Tanık ifadesi tek başına mehir alacağını ispatlamaya yetmez. Ancak elinizde imzalı bir mehir senedi varsa, tanıklar senedin sahihliğini, düzenlenme koşullarını ve içeriğini destekleyici delil olarak güçlendirebilir.

İspat Araçlarının Hukuki Ağırlığı

Delil türü Tek başına yeterli mi? Açıklama
İmzalı mehir senedi (adi yazılı) Evet TBK m.14 ile aranan şekil yerine getirilmiştir
Noterden düzenlenmiş senet Evet Şart değildir ama ispat gücünü artırır
Düğün töreninde imzalanan tutanak Evet Damadın imzası bulunması koşuluyla geçerlidir
Sadece tanık beyanı Hayır HMK m.200 — senede karşı senetle ispat kuralı
WhatsApp / SMS yazışması Tek başına hayır Destekleyici delil olabilir; senedin yokluğunu kapatmaz
Düğün videosu Tek başına hayır Mehir taahhüdünün varlığını gösterse de yazılı şekil aranır
Yemin delili Tamamlayıcı Diğer delillerin yetersizliği halinde davacının başvurabileceği son delil

Mehir senedinde imza inkar edilirse, mahkeme imza incelemesi (HMK m.211) yaptırır; bilirkişi raporuyla imzanın gerçekliği saptanırsa senet hüküm doğurur. Senedin sahteliği iddia edilirse ayrıca sahtelik davası gündeme gelebilir.

Senet yoksa tanık ve diğer delillerle ispat seçeneklerinizi birlikte değerlendirelim.


Eşin Vefatı Halinde Mirasçılardan Mehir Talep Edilir mi?

Erkek eşin ölümü, mehir hakkını ortadan kaldırmaz. Aksine, vadeli mehir (mehr-i müeccel) ölüm halinde de muaccel olur ve mirasçılardan talep edilebilir.

1

Tereke borcu olarak değerlendirilir

Mehir senedi imzalanmış ve borç ödenmemişse, bu borç ölen eşin terekesinin pasifi (borçları) arasında yer alır.

2

Mirasçılar tereke oranında sorumlu

Mirasçılar, terekeden kendilerine düşen pay oranında mehir borcundan sorumludur. Mirası reddetmemiş olmaları gerekir.

3

Senette kefil varsa doğrudan kefilden istenir

Mehir senedinde kayınpeder veya başka bir aile büyüğü kefil olarak imza atmışsa, bu kişi de bağışlama vaadi sözleşmesinin tarafıdır ve doğrudan ondan da talep yapılabilir.

4

Zamanaşımı 10 yıl

Süre, ölüm tarihinden itibaren işlemeye başlar.


Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Mehir

Anlaşmalı boşanmalarda mehir hakkı, protokolde nasıl düzenlendiğine göre farklı sonuçlar doğurur:

Protokolde feragat varsa

“Bağışlama vaadinden doğan tüm hak ve alacaklardan feragat ettim” gibi açık ifade bulunuyorsa, mehir artık talep edilemez.

Protokolde mehir hiç geçmiyorsa

Boşanma sonrası kadın ayrı bir mehir alacağı davası açabilir; protokol mehri dolaylı olarak ortadan kaldırmaz.

Protokolde mehir ödemesi düzenlendiyse

Belirtilen miktar/şekilde ödenir; ödenmezse aynı protokol icraya konabilir.

Genel “tüm haklarımdan vazgeçtim” ifadesi

Tartışmalıdır — Yargıtay açık ve kategorik feragat ister; belirsiz vazgeçme ifadeleri mehir hakkını ortadan kaldırmaz.

Stratejik uyarı: Anlaşmalı boşanma sürecinde mehir hakkından bilinçli olarak feragat etmek istemiyorsanız, protokole “mehir alacağı haklarım saklıdır” gibi açık bir kayıt eklenmesi sonradan açacağınız davayı kolaylaştırır.


Mehir Alacağı Davasında Yol Haritası

1

Senedin Hukuki Niteliği Belirlenir

Senedin TBK m.288 anlamında bağışlama vaadi mi, m.18 anlamında borç ikrarı mı sayılacağı tespit edilir; ona göre talep yolu kurulur.

2

Talep Yolu Seçilir

İcra takibi mi, doğrudan dava mı açılacağına karar verilir. Senet kuvvetliyse genellikle icra takibi öne çıkar.

3

Görevli Mahkemede Dava Açılır

Boşanmayla birlikte ise Aile Mahkemesinde, bağımsız mehir alacağı ise dosyaya göre Asliye Hukuk Mahkemesinde dava dilekçesi sunulur; nispi harç ödenir, deliller (senet, ek belgeler) eklenir.

4

İmza ve İçerik İncelemesi

Davalı imza inkar ederse bilirkişi imza incelemesi yapılır; itirazlar (zamanaşımı, feragat, ödeme) değerlendirilir.

5

Karar ve İcra

Mahkeme kabul kararı verirse hüküm kesinleştikten sonra ilamlı icra takibiyle tahsil sağlanır.

6

İhtiyati Tedbir Mümkün

Borçlunun mal kaçırma riski varsa şartları varsa ihtiyati haciz (İİK m.257 vd.) veya geçici hukuki koruma seçenekleri değerlendirilebilir. Mehir gibi para alacaklarında uygulamada öncelikle ihtiyati haciz gündeme gelir.


Ankara’da Mehir Alacağı Davası

Ankara Aile Mahkemelerinde mehir senetlerine ilişkin uyuşmazlıklar görece niş ama düzenli karşılaşılan dosya tipidir. Mehir senetlerinin geçerlilik incelemesi, imza incelemesi süreçleri ve tereke borcu olarak mirasçılardan talep süreçleri, dosyanın kapsamına göre değerlendirilen kritik aşamalardır. Senede dayalı taleplerde icra takibi yolunun seçilmesi dava sürecinin uzunluğunu azaltabilir; ancak borçlunun itiraz olasılığı ve sonrasında açılacak itirazın iptali davası birlikte değerlendirilmelidir.

Ankara mehir alacağı avukatı arayışında olanlar bakımından senedin geçerlilik denetiminden icra takibine, tereke takibine kadar dosya disiplini kritiktir. Ankara aile hukuku avukatı desteğiyle dosyanız boşanma, mal rejimi tasfiyesi ve ziynet alacağı süreçleriyle birlikte değerlendirilir.

Ankara merkezli yürütülen dosyalarda olduğu gibi, şehir dışındaki müvekkiller bakımından da dava türü, yetki, delil ve UYAP üzerinden uzaktan takip imkânları dosya özelinde değerlendirilir.


Sık Sorulan Sorular

Türk Medeni Kanunu’nda mehir doğrudan düzenlenmemiştir. Ancak Yargıtay’ın 1959 tarihli içtihadı birleştirme kararından bu yana mehir senedi bağışlama vaadi sözleşmesi (TBK m.288) olarak kabul edilmekte ve hukuki koruma altındadır. Yani mehir kanuni ismiyle düzenlenmemiş olsa da hukuken talep edilebilir bir alacak doğurur.
Evet. Vadeli mehir (mehr-i müeccel), boşanmanın kesinleşmesiyle muaccel hale gelir ve bu tarihten itibaren 10 yıl içinde dava açılabilir. Boşanma davasıyla birlikte talep edilmemiş olması mehir hakkını ortadan kaldırmaz; ayrı dava ile hak korunabilir.
Mehir alacağında yazılı belge zorunludur ve tek başına tanık beyanı yeterli değildir (HMK m.200). Bu kural mehir davasının zayıf noktasıdır. Ancak yemin delili veya başka yan delillerle birlikte değerlendirilebilen istisnai durumlar olabilir; somut dosyada elinizde tam olarak hangi belgelerin bulunduğu, dava şansını belirleyici bir aşamadır.
Hayır, kural olarak noter şart değildir. TBK m.14 uyarınca adi yazılı şekil yeterlidir; erkek tarafından imzalanmış bir belge geçerli sayılır. Tek istisna, mehirin taşınmaz devri içermesidir; bu durumda resmi şekil (tapu sicili veya noter) zorunludur.
Türk hukukunda imam nikahı tek başına resmi geçerlilik taşımaz. Ancak imam nikahı sırasında yazılı bir mehir senedi/tutanak düzenlenmiş ve borçlu erkek tarafından imzalanmışsa, bu belge bağışlama vaadi olarak hukuki sonuç doğurur. Resmi nikah sonradan kıyılmışsa hak güvencesi belirgin biçimde güçlenir.
Bu konuda Yargıtay daireleri arasında içtihat birliği hâlâ yoktur. Bir görüş Aile Mahkemesi’nin (mehir aile hukukundan kaynaklanan alacak), diğer görüş Asliye Hukuk Mahkemesi’nin (mehir TBK m.286 vd. bağışlama vaadi alacağı) görevli olduğunu kabul eder. Boşanma davasıyla birlikte talep edildiğinde Aile Mahkemesi’nde, ayrı dava olarak açılan mehir alacağında ise somut dosyaya göre Asliye Hukuk Mahkemesi gündeme gelebilir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğu için yanlış mahkemede dava açmak görevsizlik kararına ve zaman kaybına yol açar; doğru mahkeme tercihi avukatınızla birlikte yapılmalıdır. Yetkili mahkeme, davalının (erkek eşin veya mirasçıların) yerleşim yeri mahkemesidir.
TBK m.146 uyarınca 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır. Süre, borcun muaccel olduğu tarihten itibaren işler — vadeli mehirde (mehr-i müeccel) bu tarih boşanmanın kesinleştiği veya eşin öldüğü gündür; peşin mehirde (mehr-i muaccel) evlilik anı veya senedde belirlenen vade tarihidir. Önemli bir nokta: TBK m.153/3 uyarınca evlilik devam ettiği sürece eşler arası alacaklarda zamanaşımı işlemez; pratikte zamanaşımı boşanma veya ölümle birlikte işlemeye başlar. 10 yılı geçen mehir alacağı davası, davalı zamanaşımı definini ileri sürerse reddedilir.
Yargıtay düğünde takılan altınları mehr-i muaccel (peşin mehir) hükmünde sayar. Ancak bu altınlar ziynet alacağı hükümlerine göre talep edilir; mehir senedinde belirtilen ve henüz ödenmemiş vadeli mehir ise ayrıca dava konusu yapılabilir. Yani düğün takıları için ziynet, senette belirtilen ek vaat için mehir şeklinde iki ayrı talep aynı dosyada birleştirilebilir.
Kural olarak hayır. Mehir, eşler arasındaki bağımsız bir sözleşmesel alacaktır; kadının boşanma talebinde bulunmuş olması veya kusur durumu, mehir hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yargıtay yerleşik içtihadı bu yöndedir. Ancak ağır kusur ve aile yükümlülüklerine ağır aykırılık halinde TBK m.295 vd. uyarınca bağışlamadan dönme şartlarının oluşması ihtimali, somut dosyaya göre değerlendirilen istisnai bir durumdur.
Evet. Erkek eşin ölümü mehir borcunu sona erdirmez; borç tereke borcu olur ve mirasçılar terekedeki paylarına göre sorumlu olur. Ayrıca mehir senedinde kayınpeder veya başka bir aile üyesi kefil olarak imza atmışsa, doğrudan o kişiden de talepte bulunulabilir. Zamanaşımı süresi ölüm tarihinden itibaren 10 yıldır.
Evet. Anlaşmalı boşanma protokolünde açık bir feragat ifadesi yoksa, mehir hakkı korunur ve boşanma sonrası ayrı dava ile talep edilebilir. Genel ve belirsiz “tüm haklarımdan vazgeçtim” türünde ifadeler Yargıtay tarafından mehir hakkını ortadan kaldırmak için yeterli görülmemektedir; feragatin kategorik ve açık olması aranır.
Mehir aynen ödenecekse altının kendisi (örneğin “100 cumhuriyet altını”) teslim edilir. Aynen ödenmesi mümkün değilse dava tarihindeki rayiç bedel üzerinden hesaplama yapılır. Bu, altın fiyatlarının yüksek olduğu dönemlerde dava açma zamanlamasını da etkileyebilen pratik bir konudur.
Mehir senedi geçerli ise doğrudan icra takibi başlatılabilir. Borçlu erkek itiraz ederse takip durur; bu durumda itirazın iptali davası görevli mahkemede (somut dosyaya göre Aile veya Asliye Hukuk Mahkemesi) açılır ve dava sonucunda takip kaldığı yerden devam eder. Senedin ispat gücü zayıfsa veya itiraz beklenmiyorsa doğrudan alacak davası açmak da tercih edilen bir yol olabilir.
Hayır. Türk hukukunda mehir evliliğin geçerlilik şartı değildir. Mehir verilmemiş veya kararlaştırılmamış olsa da evlilik geçerli kurulur ve devam eder. Mehir, bağımsız bir alacak ilişkisidir; verilmediğinde nikahın hukuki varlığını etkilemez.
Avukatlık ücreti; dosyanın kapsamı ve karmaşıklığına göre AAÜT (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi) yasal sınırı ile baro tavsiye tarifeleri esas alınarak belirlenmektedir. Davanızın durumuna özgü net ücret bilgisi, ofisimizce yapılacak dosyanıza özel değerlendirme sonrasında tarafınıza iletilir. Mahkeme harcı Harçlar Kanunu’na göre her yıl güncellenir; güncel tutar Ankara adliye veznelerinden veya UYAP üzerinden öğrenilebilir. Mahkeme harç ve masrafları avukatlık ücretine dahil değildir.
Mehir alacağı davalarının önemli bir kısmı bugün UYAP ve e-duruşma uygulamaları sayesinde fiziksel olarak Ankara’da bulunmaya gerek kalmadan yürütülebilmektedir. Vekaletname bulunduğunuz ildeki noterden alınabilir; süreç boyunca iletişim e-posta ve telefon üzerinden sürdürülür. Yetkili mahkeme dosyaya göre belirleneceğinden (mehir alacağı davasında HMK genel yetki hükümlerine göre davalının yerleşim yeri Aile Mahkemesi), durumunuza özgü değerlendirme dosya bazında yapılır. Ankara merkezli yürütülen dosyalarda olduğu gibi şehir dışındaki müvekkiller bakımından da dava türü, yetki, delil ve uzaktan takip imkânları birlikte değerlendirilir.

Birebir Değerlendirme

Mehir senedi geçerli mi, hangi deliller iş görür? Mehir alacağı davanızı birlikte yürütelim.

Görüşme talepleri 24 saat içinde yanıtlanır. Görüşmeler gizlilik esasıyla yürütülür.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir